SEYYİD MUHAMMED B. ABDURRAHİM NEŞÂBÎ

Seyyid Muhammed b. Abdurrahim Neşâbî (Kâdirî ve Şâzelî şeyhi)
1850 Tanta – 20 Kasım 1919 Tanta / MISIR

 

 

 

 

 

 

 

Şeyh Ebubekir Sıddık Efendi’nin Mısır/Tanta’da karşılaştığı ve kendisinden icâzet aldığı diğer bir şeyh efendi ise Muhammed b. Abdurrahim en-Neşâbî’dir. Konuyla ilgili rivayetleri içeren tarikatın kaynağında bu isim “en-Nişâvî” şeklinde geçmektedir. Şeyh Neşâbî 1267/1850 senesinde Mısır’ın Garbiye şehrinin Tanta kentinde dünyaya gelmiştir.

(F. De. Jong, Turuq and Turuq-Linked İnstitutions In Nineteenth Century Egypt, Leiden: E.J. Brill, 1978, s.110.)

Tanta’da irşad faaliyetlerini sürdürmüş ve hayatını bu şehirde geçirmiştir. Seyyid Neşâbî yaşadığı bölgede insanlar tarafından tanınmış olan bir Şâzeliyye şeyhidir. Kendisine “mürebbi’l-arifin: ariflerin yetiştiricisi” ve “mürşidü’ssâlikîn: saliklerin mürşidi” lakapları verilmiştir. Vefatına kadar uzun yıllar Tanta’da Şâzeliyye’nin önemli temsilcilerinden biri olmuştur. Burada insanlar tarafından muhabbetle karşılanmış, itibar ve hürmet görmüştür. Bunun nedenleri arasında kâmil bir şeyh olmasının yanında sahih bir senetle soyunun Peygamber Efendimize dayanması da vardır.

(Seyyid Muhammed b. Abdurrahim en-Neşâbî’nin hayatına dair paylaşılan 11/04/2015 tarihli gönderi: https://www.facebook.com/182190981968702/photos/a.182191871968613/390621327792332/?type=1&theater)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Seyyid Neşâbî Şâzeliyye tarikatının XIX. Asırda yaşamış önemli temsilcilerinden biri olan Şeyh Ebu’l Muhâsin Kavukçi’nin (ö.1305/1887) halifelerindendir. Şeyh Ebu’l Muhâsin’in öğretileri Tanta ve çevre vilayetlerde Seyyid Neşâbî’nin azimli çalışmaları sayesinde yayılmış ve kabul görmüştür. Böylece Tanta, Neşâbî’nin davet merkezi haline dönüşmüştür. Kendisinden istifade etmek isteyen pek çok insan bu kente gelip, Neşâbî’ye biat ederek müridi olmuştur. Seyyid Neşâbî, Ahmed elBedevi’nin türbesinin zaviyedarlığını yapmış, ziyarete gelen insanlarla ilgilenmiş, onları ağırlayıp yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını karşılamıştır. Tüm mal varlığını bu yolda sarf etmiştir. Nitekim onun bu husustaki cömertliği insanlar arasında nesiller boyu aktarılagelmiştir. Bu anlamda birçok
menkıbe mevcut olup bunlardan biri şöyledir:

“Şeyh Neşâbî cömertçe tüm malını sarf edince bir müddet sonra Ahmed el-Bedevi’nin türbesini ziyarete gelenlere verecek bir şey bulamamaya başlamıştı. Bundan dolayı çok büyük bir hüzün ve hicap duyduğundan gizli bir şekilde Tanta’yı terk etme kararı aldı. Bu kararı verdiği gün Ahmed elBedevi’den manen izin almak amacıyla Ahmediyye Camisine sabah namazına gitti. Namazdan sonra yola çıkmak üzereyken birisi onu durdurup ismini sorduktan sonra ona şöyle dedi: ‘Senin dergâhına büyük bir araba gönderdik. Bu arabada senin misafirlerine verebileceğin bir aylık erzak bulunuyor. İnşallah bu adet her ay devam edecek.’ Bunun üzerine Şeyh Neşâbî yola çıkmaktan vazgeçerek Allah’a şükretti. Ardından Ahmed el-Bedevi’nin dostlarına olan cömertliğini övdü.”

***

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şeyh Neşâbî sadece halk tarafından değil, âlim ve meşâyih tarafından da saygı duyulan bir insan olmuştur. Seyyid Neşâbî’nin çağdaşı olan Şeyh Muhammed el Kabir ile arasında geçen şu menkıbe ona duyulan sevgi ve muhabbetin bir göstergesi niteliğindedir:

“Seyyid Neşâbî ile Muhammed el Kabir arasında sıkı bir dostluk bağı bulunmaktaydı Muhammed el Kabir, Seyyid Neşâbî’ye beslediği muhabbetten dolayı sıkça onun ziyaretine gider, sohbetlerinden istifade ederdi. Bu sık ziyaretler çevresindeki insanların da dikkatini çekerdi. Muhammed el Kabir’e bu ziyaretler hakkında sorulduğunda: ‘Ben Neşâbî’ye her gidişimde onda Rasulallah’ı (s.a.v) görüyorum ‘ diyerek cevap verirdi.”

Seyyid Muhammed b.Abdurahim en-Neşâbî, 26 Safer 1338/20 Kasım 1919’da Tanta kentinin Sicar mahallesinde vefat etmiştir. Vefatını takip eden birkaç yıl içerinde kabrinin üzerine türbe ve mescit inşa etmiştir. Günümüzde de bu mescit ve türbe halen ayaktadır. İnsanlar Neşâbî’nin vefat yıl dönümlerinde kabri başında dualarla anma törenleri düzenlemektedirler.